İçeriğe geç

XXI. Geleneksel Herget Nöralterapi ve Regülasyon Tıbbı Sempozyumu

2026 · 24 Şubat 2026 · 3 dk okuma

19–20 Eylül 2026 · İstanbul Sheraton City Center
Ana tema: “Regülasyon Tıbbında Yeni Ufuklar: Otonom Sinir Sisteminin Nöralterapi ile Modülasyonu”

Dr. Hüseyin Nazlıkul — BNR Başkanı · IFMANT Başkanı

Tıp tarihi boyunca her dönem, hastalıklara bakış açımızı değiştiren önemli dönüm noktalarına tanıklık etmiştir. Bugün ise kronik inflamasyonun, metabolik hastalıkların, kronik ağrı sendromlarının, nörodejeneratif hastalıkların ve otonom sinir sistemi bozukluklarının giderek arttığı yeni bir dönemin içindeyiz. Bu yeni dönemde yalnızca hastalığı değil, organizmanın regülasyon kapasitesini de anlamaya yönelik bir tıp anlayışına ihtiyaç duyuyoruz.

İşte bu nedenle, 2003 yılından bu yana aralıksız sürdürdüğümüz Geleneksel Herget Nöralterapi ve Regülasyon Tıbbı Sempozyumu, yalnızca bilimsel bir toplantı değil; farklı disiplinlerden hekimlerin ortak bir dil oluşturduğu, deneyimlerini paylaştığı ve geleceğin tıbbını birlikte şekillendirdiği önemli bir platform hâline gelmiştir.

Bu yıl 19–20 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Sheraton City Center'da gerçekleştireceğimiz XXI. Geleneksel Herget Nöralterapi ve Regülasyon Tıbbı Sempozyumu, “Regülasyon Tıbbında Yeni Ufuklar: Otonom Sinir Sisteminin Nöralterapi ile Modülasyonu” ana temasıyla düzenlenecektir.

Neden Otonom Sinir Sistemi?

Artık biliyoruz ki otonom sinir sistemi yalnızca kalp atımını, sindirimi veya damar tonusunu yöneten bir yapı değildir. Aynı zamanda bağışıklık sistemi, endokrin sistem, mikrosirkülasyon, ekstraselüler matriks, hücresel enerji üretimi ve inflamasyon süreçlerinin en önemli düzenleyicilerinden biridir.

Bugün migren, fibromiyalji, irritabl bağırsak sendromu, kronik yorgunluk sendromu, otoimmün hastalıklar, metabolik sendrom, uzun COVID, kronik pelvik ağrı ve pek çok fonksiyonel hastalığın ortak paydasında otonom sinir sistemi disfonksiyonu yer almaktadır. Regülasyon tıbbı tam da bu noktada devreye girer.

Nöralterapi Neden Geleceğin Tedavi Yaklaşımlarından Biridir?

Nöralterapi yalnızca lokal anestezik enjeksiyonu değildir. Nöralterapi; organizmanın bozulan iletişim ağlarını yeniden düzenlemeyi, nörovejetatif sistemi dengelemeyi, mikrosirkülasyonu iyileştirmeyi ve dokuların kendi iyileşme kapasitesini harekete geçirmeyi hedefleyen bilimsel bir regülasyon tedavisidir.

Son yıllarda nörobilim, immünoloji, fasya araştırmaları ve HRV (kalp atım hızı değişkenliği) alanlarında elde edilen bilimsel veriler, nöralterapinin etki mekanizmalarını çok daha iyi anlamamıza katkı sağlamaktadır. Artık regülasyonu konuşmadan kronik hastalıkları tam anlamıyla değerlendirmek mümkün değildir.

Bu Sempozyumda Neler Paylaşacağız?

İki gün boyunca yalnızca teorik bilgiler değil, doğrudan klinik pratiğe aktarılabilecek güncel yaklaşımlar da ele alınacaktır. Katılımcılar;

  • Otonom sinir sisteminin değerlendirilmesini,
  • HRV ve biyoinformatik analizlerin klinik kullanımını,
  • Ekstraselüler matriks ve mikrosirkülasyonun önemini,
  • Kronik inflamasyonun nörovejetatif boyutunu,
  • Ürogenital, nörolojik, metabolik ve kas-iskelet sistemi hastalıklarında regülasyon yaklaşımlarını,
  • Güncel vaka analizlerini,
  • İnteraktif panel ve yuvarlak masa oturumlarını,
  • Uygulamalı workshop çalışmalarını

alanında deneyimli eğitmenlerden dinleme ve tartışma fırsatı bulacaktır.

Kimler Katılmalı?

Bu sempozyum yalnızca nöralterapi uygulayan hekimlere yönelik değildir. Regülasyon perspektifiyle hastalarına yaklaşmak isteyen;

  • Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanları,
  • Aile Hekimleri,
  • Algoloji uzmanları,
  • Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları,
  • İç Hastalıkları uzmanları,
  • Nörologlar,
  • Ortopedi ve Travmatoloji uzmanları,
  • Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanları,
  • Spor Hekimleri,
  • Fonksiyonel Tıp ve Tamamlayıcı Tıp alanında çalışan hekimler,
  • Diş hekimleri,
  • Veteriner hekimler

için de önemli bir bilimsel buluşma olacaktır. Çünkü geleceğin tıbbı tek bir branşın değil, disiplinler arası düşüncenin üzerine inşa edilmektedir.

Bilimsel Paylaşımın Gücü

Meslek hayatım boyunca inandığım en önemli ilkelerden biri şudur: bilgi paylaşıldıkça çoğalır, deneyim aktarıldıkça bilim gelişir. Yirmi bir yıldır sürdürdüğümüz bu bilimsel geleneğin temel amacı da tam olarak budur: birbirimizden öğrenmek, klinik deneyimleri bilimsel verilerle buluşturmak ve hastalarımız için daha etkili, daha güvenli ve daha bütüncül tedavi yaklaşımları geliştirmek.

Sizleri İstanbul'a Davet Ediyoruz

Eğer siz de kronik hastalıklara yalnızca semptom odaklı değil, organizmanın regülasyon kapasitesi açısından bakmak istiyorsanız; otonom sinir sisteminin modern tıptaki yerini daha iyi anlamak, nöralterapinin güncel bilimsel temellerini öğrenmek ve klinik pratiğinize yeni bakış açıları kazandırmak istiyorsanız, sizleri 19–20 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul'da aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.

İnanıyorum ki bu sempozyumdan ayrılırken yalnızca yeni bilgiler değil, hastalarınıza bakışınızı zenginleştirecek yeni bir perspektif de kazanmış olacaksınız. Bilimsel dayanışmanın, paylaşmanın ve birlikte üretmenin gücüyle…

Sevgi ve saygılarımla,
Dr. Hüseyin Nazlıkul
BNR Başkanı · IFMANT Başkanı